Vakıf üniversitelerinde son dönemde art arda yaşanan akademisyen kıyımlarına bir yenisi İstanbul Aydın Üniversitesi‘nde eklendi.
30 Haziran’da gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldıklarını belirten akademisyenler, üniversite kampüsü önünde eylem düzenleyerek görevlerine iade talebinde bulundu.
Rektörlükle görüşme isteklerinin güvenlik görevlileri ve polis tarafından engellendiğini söyleyen akademisyenler, işten çıkarmaların ardından yeni akademisyen alım ilanı yayımlanmasına tepki gösterdi.
Patronların Ensesindeyiz Ağı ise, yaşananların yalnızca İstanbul Aydın Üniversitesi’ne özgü olmadığını, vakıf üniversitelerinde eğitimin piyasalaştırılmasının bir sonucu olduğunu savundu.
“GEREKÇESİZ ŞEKİLDE İŞTEN ÇIKARILDIK”
Akademisyenler, 30 Haziran’da üniversiteyle ilişiklerinin Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerinden gönderilen yazıyla sonlandırıldığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Öncesinde bizimle herhangi bir görüşme yapılmadı. Görüşlerimiz alınmadı ve kararın dayandığı somut gerekçeler tarafımıza açıklanmadı.”
“ÇALIŞMA KOŞULLARI SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GELDİ”
Basın açıklamasında yıllardır ağırlaşan çalışma koşullarına dikkat çeken akademisyenler, artan ders yükleri, karşılığı ödenmeyen fazla mesailer, maaş kesintileri ve akademik üretimi baskılayan uygulamaların artık sürdürülemez noktaya ulaştığını ifade etti.
Toplu işten çıkarmaların bu sürecin son halkası olduğunun belirtildiği açıklamada, yaklaşık 50 bin öğrencisi bulunan üniversitede eğitim faaliyetleri devam ederken çok sayıda akademisyenin görevine son verilmesinin kamuoyuna açıklanması gereken önemli bir konu olduğu vurgulandı.
“ÖĞRENCİLER DE MAĞDUR EDİLDİ”
Akademisyenler, işten çıkarmaların yalnızca çalışanları değil, öğrencileri de etkilediğini belirtti. Açıklamada, birçok lisansüstü öğrencisinin tez danışmanının kim olacağını bilmediği, yeni dönem ders planlamalarının ise belirsizliğe sürüklendiği ifade edildi.
Akademisyenler, “Bu durum yalnızca bizim çalışma hakkımızı değil, öğrencilerimizin eğitim hakkını ve üniversitenin akademik işleyişini de doğrudan etkilemektedir” dedi.
“BU MÜCADELE YALNIZCA BİZİM DEĞİL”
Görevlerine son verilen akademisyenler, üniversitelerin şirket mantığıyla değil bilimsel özgürlük, liyakat ve kamu yararı anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak görevlerine iade talebinde bulundu.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Adalet istiyoruz. Şeffaflık istiyoruz. Objektif ölçütlerle yürütülen süreçler istiyoruz. Ve en önemlisi işimizi geri istiyoruz.”
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDEKİ İŞTEN ÇIKARMALARA TEPKİ
Akademisyenlerin basın açıklamasının ardından Patronların Ensesindeyiz Ağı adına konuşan Selahattin Kural, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde yaşananların tekil bir olay olmadığını söyledi.
Son dönemde birçok vakıf üniversitesinde benzer işten çıkarmaların yaşandığını belirten Kural, bunun eğitimin piyasalaştırılmasının sonucu olduğunu savundu.
Kural, “Bugün 2,5 milyon öğrencinin sınav sonucu açıklandı. Vakıf üniversitelerinde yaklaşık 1 milyon öğrenci var. Bu sayılar vakıf üniversitesi patronları için daha fazla kâr anlamına geliyor” diyerek bilim emekçilerine örgütlü mücadele çağrısı yaptı.
